Ümit Yenişehirli, CHP'nin ara seçim çağrılarına ilişkin bir yazı kaleme aldı. Yenişehirli yazısında, CHP'nin yolsuzluk iddialarına karşı girdiği savunmadan ve "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganından da bahsetti.
Sonuçsuz ara seçim girişimi sayılmazsa son bir yıldır tek gündemi, yolsuzluk iddialarına karşı amansız bir savunma geliştirmek olan CHP’nin kampanya sloganı kapsamında, “Marksist” şair Bertolt Brecht’in (1898-1956) “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.” dizeleri, her vesileyle kulaklara çalınıyor.
Ana muhalefetin, yolsuzluk suçlamalarına karşı kampanya müziği haline de getirdiği “Dayanışma Şarkısı”nın “sahibi”nin çalıntı şiir ve yazılarıyla ünlü Bertolt Brecht olması ise tarihin bir garip cilvesi.
İLK ÇALDIĞI “ÜÇ KURUŞLUK OPERA”YDI
Bertolt Brecht, modern zamanlarda “solun uhrevi bir figürü” olarak tanınıyor. Çağdaş tiyatro ile Marksist şiir ve estetiğin parlatılmış ismi olan “Brecht mitosu”nun arkasında ise oldukça gri hatta karanlık bir alan bulunuyor.
Onun en tartışmalı tarafı ise etrafında kurduğu “kadın kadrosu”ydu. Her biri de edebiyat yönleri gelişmiş isimler olan Elisabeth Hauptmann, Margarete Steffin ve Ruth Berlau gibi kadınlar, Brecht’in sadece sevgilileri değil, aynı zamanda eserlerinin asıl işçileriydi.
Solcu tiyatrocuların yıllardır “mukaddes bir oyun” muamelesi yaptığı Üç Kuruşluk Opera’nın büyük bir kısmını, tahminen yüzde 80’lik bölümünü Bertolt Brecht değil, sevgilisi Elisabeth Hauptmann kaleme almıştı.
Bu durumu iki isim de gayet iyi bildiği halde, telif ücreti ve şöhretin tek sahibi ise Brecht olmuştu. İntihalci Brecht, sevgilisi üzerinde uyguladığı duygusal manipülasyonlarla bu oyunu kendi hanesine yazdırmayı başarmıştı.

PİŞKİN SAVUNMA: EDEBİ KONULARDA MÜLKİYET DUYGUM YOKTUR
Tiyatro oyunları, şiirler, oyun teorileri, kuramsal metinler ve diğer nesir çalışmalarının birçoğunu adıyla sanıyla “çalan” Brecht, bu nedenle de yaşarken birçok polemiğe cevap vermek zorunda kalmıştı. Savunmalarında oldukça pişkin de davranan Bertolt Brecht, “Edebi konularda mülkiyet duygum yoktur.” derdi.
Marksist olduğunu iddia ediyor, Marksizm’de mülkiyet hakkının olmadığını vurguluyor, dolayısıyla da yaptıklarında bir sorun görmüyordu. Bertolt Brecht, özellikle eski devirlerden, hayatta olmayan, adı fazla duyulmamış isimlerin çalışmalarından intihaller yapıyor, böylece güncel çalıntı iddialarından en az zararla kurtulmaya çalışıyordu.
Bertolt Brecht’in, “Kurtuluş yok tek başına” dizesiyle dünya çapında ünlenen, CHP’nin de son bir yıldır kullandığı bir kampanya şarkısı haline gelen çalışma, “Keiner oder Alle” (Hiçbiri ya da Hepsi) isimli şiiriydi. Bu şiir Türkiye’de, A. Kadir (İbrahim Abdülkadir Meriçboyu) ve Asım Bezirci’nin ortaklaşa yürüttüğü çeviri çalışması olan ve ilk baskısı 1960’larda yapılan “Brecht - Halkın Ekmeği” isimli şiir seçkisinde yer almıştı. Bu seçki, o tarihlerden itibaren de sol çevrelerin başucu kitaplarından birisi olmuştu.
Öncelikle Karl Marks ve Friedrich Engels ikilisi, şiirdeki ana fikri ve birçok dizeyi oluşturan sözlerin sahipleriydiler. Şef Hanns Eisler ise hem şarkıyı bestelemiş hem de vurucu birkaç dizeyi içeriğe eklemişti. Bertolt Brecht işte bu altyapının üzerine küçük birkaç dokunuş yapmış, “Faşizme karşı saf tutuyoruz.” sözleriyle şiir ve şarkıyı sahiplenmişti. Tiyatro eleştirmeni Michael Billington, bu tutumlarından dolayı Brecht’i, “Çoğu zaman kimseye söylemeden herkesten çalan utanmaz bir saksağan.” olarak nitelemişti.

SOLCU TAKILIR, BURJUVA GİBİ YAŞARDI
“CHP’nin şairi Brecht”in kişisel yaşamındaki tutarsızlıklardan birisi de kendisini Marksizmin, solculuğun yılmaz savunucusu gibi göstermesine rağmen, günlük pratiklerinde tam bir burjuva gibi olmasıydı. Dış görünümünde “tam bir proleterya” gibi olmaya özen gösteren, yana yatık kasketi ve deri ceketini neredeyse hiç çıkartmayan, özellikle hırpani görünmeye çabalayan Bertolt Brecht, ayrıca yıkanmayı da reddediyordu.
Ona göre, “pasaklı gezmek” de işçi sınıfından olmanın bir nişanesiydi. Yakın çevresi sık sık, kişisel hijyenindeki eksikliklerinden rahatsız olurdu. Bütün bu tuhaf “garibanlık” gösterilerine rağmen Bertolt Brecht, dönemin en pahalı puroları ile lüks içkilerinden asla vazgeçmezdi.
KOMÜNİSTLERDEN KAZANDIĞI PARAYI İSVİÇRE BANKALARINDA FAİZE YATIRIRDI
Bertolt Brecht, siyasi pragmatizm konusunda da çok yetenekliydi. Politik manevraları, çifte standartları eşsizdi. Komünist Doğu Almanya’nın simge sanatçılarından birisi olan “rejimin tiyatro yazarı ve şairi” Brecht, bu vesileyle büyük maddi imkânlara kavuşmuştu. Ancak aynı Brecht, telif haklarından gelen paraları ise İsviçre bankalarında cazip faiz oranlarıyla değerlendirmekteydi. Bertolt Brecht, bu ilkesiz tutumunu yakınlarına, “Doğu Alman markı çok değersiz.” sözleriyle savunuyordu.

FAŞİST AVUSTURYA’DAN PASAPORT ALMAK İÇİN AZ ÇABALAMADI
Ayrıca, Batı’da rahatça seyahat edebilmek için, bir yolunu bulup Avusturya pasaportu alan da yine bu “solcu şair”di. Komünist Doğu Alman idaresi, kendisine dev bir tiyatro binası hazırlayıp, teslim etmesine rağmen, Brecht’in daima bir “b planı” olmuştu.
O plan da “Ostrofaşizm” (Avusturya Faşizmi) adı verilecek kadar özgün bir baskıcı rejime sahip olan, Marksizm düşmanı Avusturya’dan pasaport alabilmekti.
Bunun için yıllarca çabalayan Bertolt Brecht, nihayet Avusturyalıların ulusal festivali için milliyetçi bir oyun yazarak emeline kavuşmuştu.

ABD’Lİ YETKİLİLERE “KOMÜNİST SEMPATİZANI BİLE DEĞİLİM” DEMİŞTİ
Bertolt Brecht’in meşhur pragmatizminin çarpıcı bir örneği de ABD’de görülmüştü. Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi’ne 1947 yılında verdiği ifadede Brecht, inanılmaz bir pişkinlikle komünist sempatizanı bile olmadığını savunmuş, kelimesi kelimesine, “Hiçbir zaman Komünist Parti üyesi olmadım.” dahi demişti.
Bütün suç, oyunlarını, şiirlerini yanlış tercüme eden Amerikalılardaydı! Bertolt Brecht, bu soğukkanlı yalanları sıralarken, cebinde ertesi günü ABD’den ayrılmasını sağlayacak uçak bileti vardı.
Bu arada, Amerikalılara bu yalanları sıralayan Bertolt Brecht, bütün yaşamı boyunca komünist diktotaryal rejiminin, tarihe “Sovyet vahşeti” adıyla geçen kanlı uygulamalarını da hiç mesele etmemiş, üzerine hiçbir şey yazmamıştı.
- Jesse Gardiner, “Brecht ve Siyasi Pragmatizm”, Journal Arşiv, Ekim 2015
- Raymond Williams, “İngiliz Brecht”, London Review, 16 Temmuz 1981
Görsel Bağlamlar: Bertolt Brecht’in fotoğrafları, oyunları, eylemleri.
