Duygusal yük artınca zihin nasıl mesafe koyar

Duygusal yük artınca zihin nasıl mesafe koyar

Kişi bazen gerçeği inkar etmez ama ona yaklaşamaz. Bu durum ilgisizlik değil, zihnin kendini koruma biçimidir.

Hayatın bazı dönemlerinde insan, olup biteni tüm açıklığıyla bilir ama o gerçekliğin içine girmekte zorlanır. Ağır bir hastalık, geri dönüşü olmayan bir değişim ya da duygusal olarak taşınması güç bir tablo… Yaklaşmak isterken geri çekilmek çoğu zaman bir tercih değil, zihnin artan duygusal yük karşısında kurduğu mesafedir.

ZİHİN HER DUYGUSAL YÜKÜ AYNI ANDA TAŞIYAMAZ

İnsan zihni, yoğun duygular karşısında kendini korumaya alır. Bu bir inkar hali değildir; gerçeğin tamamıyla değil, taşınabilir kısmıyla temas kurabilme çabasıdır. Yük arttıkça zihin, dengeyi korumak için mesafe koyar. 

MESAFE KOYMAK ÇOĞU ZAMAN SESSİZCE BAŞLAR

Bu süreç genellikle fark edilmeden ilerler. Ertelemeler artar, temas kısalır, bazı anlardan bilinçsizce kaçınılır. Kişi uzaklaşmayı seçtiğini düşünmez ama içinde giderek belirginleşen bir geri çekilme hisseder. 

YAKLAŞMA İSTEĞİ İLE GERİ ÇEKİLME AYNI ANDA YAŞANIR

En yorucu taraf bu ikili duygudur. Kişi hem yanında olmak ister hem de buna yaklaşmakta zorlanır. Bu çelişki bir kararsızlık değil, duygusal yoğunluğun sonucudur. İçten gelen sorumluluk hissi ile dayanma kapasitesi aynı noktada buluşamayabilir.

ZİHNİN KURDUĞU MESAFE BİR SAVUNMA ALANIDIR

Dışarıdan bakıldığında bu mesafe ilgisizlik gibi yorumlanabilir. Oysa çoğu zaman bu, zihnin kendini koruma biçimidir. Çünkü bazı gerçeklerle sürekli temas halinde olmak, kişiyi daha fazla yıpratabilir. Bu durumda zihin teması azaltarak denge kurmaya çalışır.

SUÇLULUK DUYGUSU BU MESAFEYİ AĞIRLAŞTIRIR

Kişi uzak kaldıkça kendini sorgular. Daha fazla yanında olması gerektiğini düşünür ama aynı zamanda buna yaklaşmakta zorlanır. Bu içsel çatışma, duygusal yükü daha da derinleştirir. Oysa bu durum çoğu zaman sevginin azlığından değil, tam tersine yoğunluğundan kaynaklanır.

BU MESAFE KALICI DEĞİL DALGALIDIR

Gerçeklerle yüzleşmek çoğu zaman ani bir kabulleniş değil, dalgalı bir süreçtir. Bazen yaklaşılır, bazen geri çekilinir. Bu gelgitler, kişinin yaşanan duruma uyum sağlamaya çalıştığını gösterir. Zihin mesafe koyduğunda vazgeçmez; sadece yıkılmadan kalabileceği mesafeyi seçer.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi