İstihareye yatmadan önce okunacak dua, Müslümanlar tarafından sıkça araştırılmaktadır. "İstihare Duası" haberimizde...
İstihare, bir kimsenin yapmak istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup olmayacağı konusunda bir işarete kavuşmak maksadıyla yatmadan önce iki rek’at namaz kılarak Allah’a dua etmesidir.
İnsanlar, bazen kendileri için önemli bir karar verecekleri veya bir seçim yapacakları zaman dünya ve ahiret bakımından kendileri için hangisinin daha hayırlı olacağını kestiremezler.
Bunu anlayabilmek için istişare ederler ve Allah’tan yardım dilerler.
Bu bakımdan istihâre, bir bakıma yapılacak işin hayırlı olmasını; hayırlı ise gerçekleşmesini Allah’tan dilemek ve O’ndan yardım istemektir.
Hz. Peygamber ashâbına her işte istihâreyi, Kur’ân’ın bir sûresini öğrettiği gibi öğretmiştir.
İstihâre namazı mendup olup, birinci rek’atında Fâtiha’dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rek’atında Fâtiha’dan sonra İhlas sûresi okunur.
Namazdan sonra istihâre duası yapılır.

İSTİHARE DUASI
“Allâhümme innî estehîrüke bi-‘ılmike ve estakdirüke bi-kudretike ve es’elüke min fadlike’l-‘azîm. Fe-inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta’lemü ve lâ a’lemü ve ente ‘allâmü’l-ğuyûb. Allahümme in künte ta’lemu enne hâze’l-emre hayrun lî fî dînî ve me’îşetî ve ‘âkıbeti emrî fe yessirhü lî. Sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta’lemü enne hâze’l-emre şerrun lî fî dînî ve me’îşetî ve ‘âkıbeti emrî, fa’srifhü ‘annî vasrifnî ‘anhü vakdir liye’l-hayra haysü kâne. Sümme ardınî bihî.
ANLAMI
“Ey Allah’ım! Senin ilmine güvenerek senden hakkımda hayırlısını istiyorum ve kudretine sığınarak senden kudret istiyorum ve senin sınırsız lütfundan bana ihsan etmeni istiyorum; çünkü sen, her şeye kadirsin, ben bir şeye kadir değilim. Sen bilirsin, ben bilmem, Sen bilinmeyenleri bilirsin.
Allah’ım! Senin ezelî ilminde, yapmayı düşündüğüm bu iş benim dinim ve dünyam ve geleceğim açısından hayırlı olacaksa, bu işi benim hakkımda takdir buyur, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle. Eğer bu iş senin ezelî ilminde, benim dinim ve hayatım hakkında ve işimin akıbeti hakkında -erken veya geç olmasında- şerli ise onu benden geri çevir, beni de ondan vazgeçir ve benim için nerede olursa olsun yalnızca hayırlı olanı takdîr et, sonra beni ona râzı kıl.” (Tirmizî, Salât, 349; Buharî, De’avât, 48;)