Alparslan Bayraktar: Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde sıkıntı yok

Orta Doğu'daki jeopolitik krizin sürmesi halinde küresel ekonomiyi etkileyebilecek boyuta dönüşebileceğini bildiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bölgedeki kriz nedeniyle Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde bir sorun bulunmadığını açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AA Editör Masası'na konuk oldu.

Bakan Bayraktar, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ve editörlerin sorularını yanıtladı.

Konuk olduğu AA Editör Masası'nda gündeme dair soruları yanıtlayan Bakan Bayraktar, Orta Doğu'da süren savaşın Türkiye'ye etkileri üzerine konuştu.

Bayraktar, Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışına bağımlılığının yüzde 10 ile yönetilebilir seviyede olduğunu aktardı.

"Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde sıkıntı yok." diyen Bayraktar, Orta Doğu'da yaşanan krizin büyüklüğüne dikkat çekti.

Yaşanan gerilimlerin merkezinde enerji olduğunu belirten Bayraktar, bunların dünya ekonomisini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı.

Türkiye'deki etkilerine de değinen Bayraktar, "Çeşitlendirme politikalarımız bizi güvenli limanda tutuyor." ifadelerini kullandı.

"ORTA DOĞU'DAKİ SAVAŞ, KÜRESEL ETKİLERİ OLAN BİR KRİZ"

Bayraktar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Orta Doğu'da yaşananlarla birlikte yaşanan krizi iyi anlamak lazım. Yaşadığımız gerilim, savaş küresel etkileri olan çok büyük bir kriz.

Dünya birçok krizden geçti. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı gibi olaylar yaşandı.

Ama bu kriz bunlardan daha büyük ve uzun sürerse etkileri daha büyük olabilir. O potansiyeli içinde barındırıyor.

"TÜRKİYE'NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNDE BİR SIKINTI YOK"

Umarım kısa sürede sona erer ve etkileri az olur. Yıl sonuna kadar sürmesi bütün küresel ekonomiyi etkileyecek boyuta dönebilir.

İşin merkezinde enerji var. Dünya ekonomisini küresel ölçekte etkileyebilir. Enerji arz güvenliği anlamında bir sorun görünmüyor.

Çeşitlendirme politikalarımız bizi güvenli limanda tutuyor.

"BİZİM HÜRMÜZ'E BAĞIMLILIĞIMIZ EN DÜŞÜK SEVİYEDE"

Petrol satan ülkeler pandemide bir talep eksikliği yaşamıştı. Şimdiki sorun talep tarafında bir sorun yok ama arz sorunu var.

Petrolün veya enerjinin güzergahta bir sıkıntı yaşanıyor. Hürmüz Boğazı nedeniyle. Yüzde 20'lik bir petrol akışı sekteye uğradı.

Bizim bu bölgeye bağlılığımız en düşük seviyede. Toplam tedarikimizin yüzde 10'u bu bölgeden. Yani yönetilebilir seviyede.

"DEVLET FİNANSAL TEDBİRLERİNİ ALDI"

Ürün tedarik edemediğinizde tüketimi azaltmanız lazım. Bunun ciddi bir finansal etki var. Bu nedenle eşel mobil uygulamasını devreye aldık.

ÖTV şu anda sıfır olarak uygulanıyor. Devlet finansal tedbirini aldı.

Bu krizden sonra ne olacak sorusu aklıma geliyor. Yeni bir enerji mimarisi veya yeni bir sayfa açılacak.

"HÜRMÜZ NEDENİYLE IRAK'IN 3,5 MİLYON VARİLLİK İHRACATI DURMUŞ DURUMDA"

Bizim için fırsatlar ne olabilir diye düşünüyoruz. Irak Petrol Boru hattı burada önemli. Kerkük petrolünü Kırıkkale'ye götürecek bir hat. Türkiye olarak 50 yıldır faal tuttuğumuz bir hat. Kapasitesi günlük 1,5 milyon varil.

Bir tahkim durumu var. Bu sorunu dostane çözmek gerekiyor. Herkesin kazanacağı bir yol bulmalıyız. Irak'ın 3,5 milyon varillik ihracatı var ve durmuş durumda. Hürmüz Boğazı nedeniyle.

1,5 milyon varillik ihracatı farkı bir rota ile gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun Irak'a Türkiye'ye ve dünyaya faydası var. Bu kriz yeni projelerin hayata geçirilmesine olanak sağlayacağını düşünüyorum.

"SURİYE'DEKİ PETROL SAHALARININ TÜRKİYE'DEKİ BORU HATLARINA BAĞLANMASI SÖZ KONUSU"

Katar'daki LNG için farklı bir hat düşünülebilir. Bunu gündeme getiriyoruz. Hazar geçişli bir Türkmen gazı boru hattını gündeme getirdik.

Türkmenistan İran'a veriyordu, biz de İran'dan alıyorduk. Bu boru hattı ciddi bir şekilde masada olmalı. Suriye'deki petrol sahalarının Türkiye'deki boru hatlarına bağlanması söz konusu.

Bunu dile getirdik muhataplarımıza. Bu tezlerimizi yıllardır söylüyoruz. Karar alma süreçlerine bu kriz olumlu etkileyecektir umarım.

ELEKTRİK VE DOĞALGAZA ZAM GELECEK Mİ?

Türkiye'de son 5-6 yıldır bir destek programımız var. Fiyat düzenlemelerinde de küresel gelişmelere bakıyoruz.

Bizim elimizde olan bir şey değil. Gaz ve petrol piyasalarına bakıyoruz. Petrolün varil fiyatındaki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon dolar. Bir anda 60 dolarlardan 100 dolarlara geldi.

"ELEKTRİK VE DOĞALGAZA ZAM GELİP GELMEYECEĞİNİ DEĞERLENDİRECEĞİZ"

Şu anda doğalgaz ve elektrikte 2026 için 305 milyar liralık bir destek hazırladık. Şu anda son gelişmelerle krizin yıl sonuna kadar sürmesi dahilinde bu rakam 925 milyar liraya çıkacak. Ek maliyet ortaya çıkacak.

Bunun ne kadarı vatandaşa yansıtılacağı konuşuluyor. Biz desteklerimize devam edeceğiz. 620 milyarlık bir para bulmamız lazım. Bu veriler ışığında nisan ayında bir değerlendirme yapacağız.

"HERHANGİ BİR ÜLKEYE BAĞIMLILIĞIMIZI ORTADAN KALDIRDIK"

Ortalama tüketimlerin yüzde 75'inden fazlasını tüketenleri destek gruplarından çıkarmayı düşünüyoruz.

Bu abonelerimizin yüzde 15'ini etkileyecek bir durum. Nisan ayında buna başlayabiliriz. Kışı geçirmek istiyorduk.

Nisanda tüketimler düşecek. Tüketim bazlı bir çalışma olacak. Tüketimi fazla ama gelir seviyesi düşük olanlar ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza başvuru yapabilirler.

2020 yılında hayata geçti ama biz bunun imzalarını 2016 yılında attık. Bizim Rusya'dan gaz aldığımız iki hat var.

TürkAkım ilk olarak 2016 yılında gündeme geldi. Rusya'dan gazı Karadeniz'in altından doğrudan almaya başladık. Herhangi bir ülkeye bağımlılığımızı ortadan kaldırdık.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi