Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara'da Finansal Okuryazarlık Günü programında konuşarak "Finansal okuryazarlık demek; sağlıklı, ekonomik karar alabilme yeteneği demek." şeklinde bilgi verdi.
Bakan Mehmet Şimşek, geçen yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun hızlı bir şekilde düştüğünü söyledi.
Mehmet Şimşek, önceliklerinin enflasyonu düşürmek olduğunu açıklayarak, şöyle konuştu:
Geçen senenin ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir şekilde düşüşe geçti. Yani yıl ortasında yüzde 75'lere kadar çıkan enflasyon yıl sonunda yüzde 44 civarında tamamladı.
"ENFLASYON DÜŞMEYE DEVAM EDECEK"
2025 yılında da enflasyon düşmeye devam edecek, bizim en büyük önceliğimiz hayat pahalılığıyla mücadeledir. Vatandaşımızın alım gücünün artması için enflasyonu düşürmek en büyük önceliğimiz.

"CARİ FAZLAYI KONUŞACAĞIZ"
Cari açık bu sene geçen yıla göre bir miktar artsa da nispeten düşük kalacak. Cari açığın milli gelire oranını yüzde 1,5 civarında öngörüyoruz.
Cari açık milli gelire oran olarak yüzde 1'in altına düştü, yüzde 0,8, program başlangıcında Mayıs 2023'te yüzde 5,5 civarındaydı, dramatik bir şekilde düştü, dış kaynağa erişimde hiçbir sorun yaşanmadı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde belki de cari fazlayı konuşuyor olacağız.
Bakan Şimşek, bu sene de cari açığın nispeten düşük kalacağını, petrol fiyatlarının bu noktada destekleyici olduğunu belirtti.

Mehmet Şimşek'in sunumundan öne çıkanlar:
FİNANSAL OKURYAZARLIK
Finansal okuryazarlık demek; sağlıklı, ekonomik karar alabilme yeteneği demek. Biz program perspektifini toplumla paylaşacağız, kamu için bağlayıcı, özel sektör için rehber niteliğinde.
Geçen yılın ikinci yarısından itibaren ilk çeyrekteki yönlendirmelere rağmen ikinci yarıda vatandaşlarımızın yurt içi yerleşik firmaların tercihlerini TL'den yana yaptığını görmeye başladık.
DOLAR ALIN, ALTIN ALIN ÇAĞRILARIYLA VATANDAŞ RİSKLE POZUSYONLARA YÖNLENDİRİLDİ
Geçen yılın ilk çeyreğinde sosyal medya hesapları üzerinden vatandaşlara realiteden kopuk, hiçbir veri temeline dayanmadan "dolar alın" çağrıları yapıldığını anımsatan Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:
Maalesef toplumun bir kesimi piyasalarda bu spekülatif hareketleri tetiklemeyi, bireylerin birikimlerini riskli pozisyonlara yönlendirmeyi amaçlayan bu çağrılara uyup döviz aldı.
"YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRIYORUZ"
Önümüzdeki döneme baktığımız zaman yeşil dönüşümü hızlandırıyoruz. Türkiye giderek daha fazla yenilenebilir enerjiden ihtiyacını karşılıyor. Petrol üretimini hızlandırıyoruz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen programda, 22 Mayıs 2024'te hayata geçirilen ‘Finansal Okuryazarlık Platformu'ndan yararlananların sayısı, verilen eğitimler ve yapılan işbirliklerine ilişkin bilgi verilerek, finansal okuryazarlığın ekonomideki önemine vurgu yapıldı.
"FİNANSAL OKURYAZARLIĞIN BİR KÜLTÜRE DÖNÜŞMESİNİ İSTİYORUZ"
Programda konuşan Bakan Şimşek, 22 Mayıs'ın resmi olarak Finansal Okuryazarlık Günü olmasından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti. Şimşek, finansal okuryazarlığın bir günde sınırlı kalmayacak kadar hayati öneme sahip olduğunu söyleyerek, "Bugün farkındalık oluşturmak açısından tabii ki önemli bir gün. Yani bu bilinci görülür kılmak açısından bir günün olması anlamlı. Ama biz aslında yılın tamamına yayılan bir kültüre dönüşmesini istiyoruz. Aslında bence o da yetmez. Bu hayat boyu lazım olan bir beceri." açıklamasında bulundu.
"FİNANSAL BİLİNÇLİ BİREYLERİN ÇOĞUNLUKTA OLDUĞU ÜLKELERDE DAHA ÇOK TASARRUF YAPILIYOR"
Şimşek, finansal okuryazarlığın tasarruf yapmak, yatırım yapmak, borç yönetmek gibi bütün temel konularda birtakım bilgi, beceri ve birikimin olmasının en basit tarifi olduğunu belirterek, "Peki bu beceri ekonomiler açısından neden hayati bir önem taşıyor? Aldığımız bütün kararlar, en ufak karardan emekliliğin planlamasına kadar finans bilgisi ve becerisi çok değerli. Birtakım çalışmalar yapılmış dünyada bu konuda. Bu çalışmalara baktığımız zaman finansal olarak bilinçli bireylerin çoğunlukta olduğu ülkelerde daha çok tasarruf yapıldığını gösteriyor. Yatırım yoluyla ülkedeki sermaye birikimine daha çok katkı oluştuğu görülüyor. Tersi durumlarda, yani finansal okuryazarlığı düşük olduğu ülkelerde ise genelde bir tasarruf açığı problemi var." dedi.

"TÜRKİYE'DE FİNANSAL OKURYAZARLARIN TOPLAM NÜFUSA ORANI YÜZDE 24"
Şimşek, ‘Standard & Poor's'un küresel finansal okuryazarlık konusunda yaptığı çalışmaya da değinerek, "Orada yayınlanan çalışmaya göre, oradaki verilere göre dünya genelinde her 100 kişiden 33'ü finansal okuryazar iken, Türkiye'de bu sayı yalnızca 24. 2022 yılında yapılmış bu çalışmaya göre Türkiye'de finansal okuryazarların toplam nüfusa oranı yüzde 24. Dolayısıyla dünya ortalamasına göre biz biraz daha burada bir açığa sahibiz." diye konuştu.
"UYGULADIĞIMIZ PROGRAMLA 2025 YILINDA DA ENFLASYON DÜŞMEYE DEVAM EDECEK"
Finansal okuryazarının düşük olmasından dolayı bireylerin istismara ve manipülasyona açık olabileceğini söyleyen Şimşek, bu çerçevede 2024 yılında döviz alımına ilişkin çağrıların olmasına rağmen kendilerinin cari açığın azalacağı bir yıl olacağı, ikinci çeyrekten itibaren enflasyonun düşeceği ve yerel para biriminin değer kazanacağı bir yıl olacağını açıkladıklarını aktardı.
Şimşek, yapılan manipülasyonların aksine geçen sene cari açığın milli gelire oran olarak yüzde 1'in altına düştüğünü ve enflasyonun da yüzde 75'lerden yüzde 44 civarına gerilediğini dile getirdi. Enflasyonun düşmeye devam edeceği mesajını da veren Şimşek, "Uyguladığımız programla 2025 yılında da enflasyon düşmeye devam edecek. Biz buna inanıyoruz. Düşüş devam edecek. Bizim en büyük önceliğimiz hayat pahalılığıyla mücadeledir. Yani vatandaşımızın tabii ki alım gücünün artması için enflasyonu düşürmek bizim en büyük önceliğimiz. Bu çerçevede çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu sene de cari açık nispeten düşük kalacak. Geçen sene bile biraz yükselecek ama nispeten düşük kalacak. Petrol fiyatlarının düşmesi bu noktada destekleyecek. Ama tabii mal sattığımız piyasalar, pazarlar, yani küresel ekonomi yavaş büyüdüğü için dış talep de zayıf. Ama ona rağmen cari açık milli gelir oranını yüzde 1,5 civarında öngörüyoruz bu aşamada." değerlendirmesinde bulundu.
"NİSAN AYI İTİBARIYLA TÜRKİYE'NİN TOPLAM ELEKTRİK ÜRETİMİNİN YÜZDE 53'Ü YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN ELDE EDİLDİ"
Şimşek, gelecek dönemde yeşil dönüşümü hızlandıracaklarının da altını çizerek, "Tabii önümüzdeki döneme baktığımız zaman yeşil dönüşümü hızlandırıyoruz. Türkiye giderek daha fazla yenilebilir enerjiden tabii ki ihtiyacını karşılıyor. 2003 yılından itibaren bakarsanız bugüne kadar Türkiye petrol ve doğalgaz ithalatına yaklaşık 1 trilyon dolar ödedi. Ufak bir rakam değil. Yani Türkiye 2000'li yılların başından bu yana 1 trilyon doları petrol, doğalgaz ve türevlerini almak üzere dışarıya aktardı. Şimdi yeşil dönüşümle, yerli ve yenilenebilir enerji imkanlarıyla biz bu tabloyu değiştiriyoruz. Nisan ayı itibarıyla Türkiye'nin toplam elektrik üretiminin yüzde 53'ü yenilenebilir kaynaklardan elde edildi. 2024'ün tamamına bakarsan bu oran yüzde 48." şeklinde konuştu.
"ALTIN İTHALATI HARİÇ TÜRKİYE CARİ FAZLA VERDİ"
Yeşil dönüşümle beraber Türkiye'nin petrol, doğalgaz ithalat faturasının da düşeceğinin altını çizen Şimşek, şu ifadelere yer verdi:
Gelecekte Türkiye'nin petrol, doğalgaz ithalat faturası düşecek, diş ticaret açık düşecek, cari açık düşecek demektir. Bir taraftan da bir seferberlik anlayışıyla Karadeniz'deki doğalgazı, Güneydoğu Anadolu'da, Gabar'da başta olmak üzere petrol üretiminin hızlandırıyoruz. Bir taraftan da aktif sanayi politikalarıyla Türkiye'nin orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerini üretmesini sağlamak üzere aktif sanayi politikaları bağlamında programlar uyguluyoruz. HİT-30 gibi, İTAK programları gibi. Bu programların sayesinde de Türkiye'nin dış ticaret açığı yapısal olarak azalacak diye inanıyorum. Belki önümüzdeki birkaç yıl içerisinde cari fazlayı konuşuyor olacağız. Hatta şunu söyleyebilirim size açık bir şekilde, 2024 yılında altın ithalatını bir kenara bırakırsanız, aslında Türkiye bir cari fazla vermiş. Yani ılımlı düzeyde bir büyüme ile çok istisnai olarak altın ithalatı hariç Türkiye fazla verdi. Bu fazla devam ediyor şu anda. Neden altın hariç diyoruz? Çünkü altın bir petrol tercihidir. Yani sanayide kullanılmak üzere veya tüketmek üzere ithal edilen bir ürün değildir.

"FİNANSAL EĞİTİMİN GENÇLERLE SINIRLI KALMAMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ"
Şimşek, bu çerçevede finansal okuryazarların kendi aktardığı veriler dahil tüm verilerin arka planını sorgulamaları gerektiğini dile getirdi. Finansal okuryazarlığın temelinin eğitim olduğunu da kaydeden Şimşek, "O nedenle Milli Eğitim Bakanlığımızla ortak çabalarımız inşallah güçlü sonuç verecek. Aslında her yaşta finansal okuryazarlık eğitimi zaten bir zaruret. O nedenle sadece Milli Eğitim'de değil, sadece üniversitelerimizde değil, birçok kamu kurum ve kuruluşla veya STK ile protokoller imzalanıyor, programlar yapılıyor, çalışmalar sürdürülüyor. Ama dediğim gibi ne kadar erken yaşta bu konularda bir farkındalık oluşturulursa, temel eğitimin parçası olursa tabii ki daha iyi sonuç alma imkanımız var. Finansal eğitimin biz gençlerle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Aslında toplumun bütün kesimleri için bir gereklilik." diye konuştu.
"TÜRKİYE'NİN FİNANSAL OKURYAZARLIK ORANI YÜKSELECEK"
Şimşek, yaklaşık 1 milyon kişinin Finansal Okuryazarlık Platformu üzerinden sertifikalandırıldığını da hatırlatarak, "Herhalde küresel bu yönde yapılacak çalışmalarda Türkiye'nin finansal okuryazarlık oranı yükselmiş olacak. Bu katılımcıların yüzde 41'i kadınlardan, yüzde 42'si de gençlerden oluşuyor. Bu gerçekten çok anlamlı ve kapsayıcı." dedi.
"ÜLKE OLARAK FİNANSAL OKURYAZARLIK EKSİKLİĞİNDEN DOLAYI BİR BEDEL ÖDEMEK İSTEMEYİZ"
Şimşek, finansal okuryazarlığı bir kez öğretilip unutulan bir bilgi olarak görmediklerini, aksine hayat boyu gelişen ve uygulamayla pekişen bir beceri olarak gördüklerini vurgulayarak, "Finansal okuryazarlık eksikliğinin bireysel refahımızla doğrudan ilişkili olduğunu, ama aynı zamanda ekonomimizin geleceğiyle ilişkiliyle çok yakın görüyoruz. Eğer finansal okuryazarlık yüksekse büyüme potansiyeli yükselten bir faktör olarak, eğer düşük kalırsa potansiyelimizi aşağıya çeken bir faktör olarak görüyoruz. Yani toplum olarak, ülke olarak finansal okuryazarlık eksikliğinden dolayı bir bedel ödemek istemeyiz. O nedenle de bu çabalarımızı hızlandıracağız, geliştireceğiz." ifadelerinin kullandı.

Konuşmaların ardından Şimşek, "Finansal Okuryazarlık Geleceğimi Nasıl Şekillendirir" konulu resim ve kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere belgelerini verdi.