Euro
9.3863
-1.01%
Dolar
7.8681
-1.06%
Altın
457.98
-0.86%
Borsa
1.342
1.28%
Bitcoin
131.790
-12.98%
10ºC
İstanbul
Açık 10 C

    Erdoğan: ABD Ortadoğu'daki arabuluculuk rolünü kaybetti

    Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Chatham House'da düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulundu.
    • Haber Merkezi
    • 14.05.2018 - 12:35
    Erdoğan: ABD Ortadoğu'daki arabuluculuk rolünü kaybetti

    Erdoğan: ABD Ortadoğu daki arabuluculuk rolünü kaybetti #1

    13-15 Mayıs 2018 tarihleri arasında Birleşik Krallık’ı ziyaret eden ve bu ziyareti sırasında Kraliçe II. Elizabeth ve Başbakan Teresa May ile görüşecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile İngiltere arasında bir diyalog mekanizması olarak kurulan Tatlı Dil Forumu’na katılarak, Chatham House'de gündeme dair konularda açıklamada bulundu ve İngiltere dahil tüm ülkelerden FETÖ'ye karşı adım atmalarını ve sınırları içindeki örgüt mensuplarının iadelerini beklediklerini açıkladı.

    Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

    DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ

    "Suriye'de yıllardır gözlerinin ününde çocukları katledilen annelere bakıp da dünyanın çivisi çıktı demekten başka ne söylenebilir?

    Shakespeare bugün hayatta olsa ve Hamlet isimli eserini yeniden yazsa, Prens Hamlet'e yine aynı şeyi söyletirdi; 'Dünyanın çivisi çıkmış.'

    Uluslararası toplum henüz terörle mücadelede ortak hareket etmeyi başarmadı. Türkiye Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda en samimi ülkedir.

    YPG İLE MÜCADELEMİZDE KARŞIMIZA MÜTTEFİKİMİZ ÇIKIYOR

    DAEŞ'e en büyük darbeyi biz vurduk. DEAŞ'la mücadelede en etkili operasyonu Türkiye yapmıştır. 6 bin 200 kişiyi sınır dışı ettik.

    Bizim karşımızda bir başka terör örgütü daha var. PYD/YPG teröristlerine karşı mücadelemizde karşımıza güya müttefikimiz çıkıyor.

    Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda en samimi ülkedir. Sınırlarımızdaki 3.5 milyon Suriyelinin evlerine dönebilmesinin yolu bu ülkenin tekrar güvenli hale gelmesidir. Suriye topraklarında Türkiye'nin güvenli hale getirdiği yerlere mülteciler dönerken, müttefiklerimizin desteklediği terör örgütlerinin kontrolündeki yerlere dönen yoktur. Siz bakmayın, bu terör örgütünün Kürt kimliğini istismar ettiğine, bunun içerisinde birçok Batı ülkesinden isimlerde vardır.

    Sığınmacılar için 31 milyar dolar harcadık. Sığınmacılar için AB ve diğer kurumlardan ciddi bir destek alamadık.

    MESELE KÜRT MESELESİ DEĞİL

    Kobani denilen bölge YPG/PYD terör örgütlerinin kontrolünde. İsmi üzerinden Ayn El Arab bir Kürt bölgesi değildir. Ama bu bölgenin halkı ülkemizde Şanlıurfa ilinde yaşıyor. Mesele Kürt meselesi değil terör meselesidir.

    İADELERİNİ BEKLİYORUZ

    Biz terör örgütleriyle mücadelemizi ilkeli şekilde sonuna kadar sürdüreceğiz. Kararlı mücadelenin hedeflerinden biri de FETÖ'dür. Bu örgütün ihtirasları tüm dünyayı tehdit edecek sapkınlıklara sahiptir. Ülkemizde davalar açılmıştır. İngiltere dahil bütün ülkelerden sınırları içindeki örgüt üyelerinin ülkemize iadesini bekliyoruz.

    KUDÜS'ÜN STATÜSÜNÜ DEĞİŞTİRMEYE YÖNELİK ADIMLAR

    Kudus'ün statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar tüm itirazlara rağmen bugün hayata geçiriliyor.

    Filistin'de sadece son birkaç haftada yaklaşık 50 kişinin keskin nişancılar tarafından öldürüldüğünü, evlerine geri dönmekten başka talebi olmayan 1000 civarı insanı vurulduğunu görüp başka bir şey söylemek mümkün değildir.

    Siyasi hesaplarla Kudüs'ün statüsünü değiştirmeye dönük adımlar bugün hayata geçiriliyor. Bu tablo karşısında, 2. Dünya Savaşı öncesindeki karanlık günlerdeki gibi hissetmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Bize ve insanlığa dayatılan bu tabloya itiraz ediyoruz.

    BMGK'NIN 5 DAİMİ ÜYE İLE YÖNETİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ

    Biz BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üye ile yönetilmesini asla kabul etmiyoruz Birleşmiş Milletler'in 196 üyesi de dönüşümlü şekilde BMGK'da daimi üye olarak yer almalıdır diyoruz. Susmak yerine, dayatmaları kabullenmek yerine mücadeleyi tercih ediyoruz. Dünyanın çivisi çıktıysa, o çiviyi yerine sokacak olan sert bir çekiç darbesi değildir, umuttur. Bu noktada bir tercih yapmamız gerekiyor. Ya birbirimizin kurdu olup birbirimizi tüketeceğiz ya da dertlerimize birlikte derman bulacağız.

    Türkiye olarak girişimci ve vicdani bir dış politika izliyoruz. Çok taraflı işbirliği önemlidir. Türkiye olarak hem bölgemizde, hem de dünyada dostluklarımızı kazan-kazan ilkesiyle yönetiyoruz.

    Sekizinci yılına giren Suriye ihtilafı, siyasi, insani, güvenlik ve ekonomik boyutlarıyla 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş yıkıma neden olmuştur. Cenevre sürecine dahil olduk ve Astana'da büyük çaba sarf ettik. Sahada gerilimin azaltılması için her türlü inisiyatifi aldık.

    DOĞU GUTA'DA VE DUMA'DA VAHŞETİ ÖNLEYEMEDİK

    İdlib bölgesinin güvenliği için Rusya ile yaptığımız çalışmaları önemli noktalara getirdik. Doğu Guta ve Duma'da vahşeti önleyemediğimiz için derin bir üzüntü içerisindeyiz. Sivilleri kendilerine kalkan yapan teröristler karşısında, gerekirse biz kayıp veriyoruz ama sivillere zarar vermiyoruz.

    ABD ORTADOĞU'DAKİ ARABULUCULUK ROLÜNÜ YİTİRDİ

    Son adımıyla ABD, çözümün değil sorunun bir parçası olmayı tercih ederek, Ortadoğu barış sürecindeki arabuluculuk rolünü yitirmiştir."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir