Öcalan'ın PKK'ya silah bıraktırdığını ve son dönemde yaptıkları ile Nelson Mandela'ya benzediğini söyleyen DEM'li Meral Danış Beştaş, "Abdullah Öcalan tabii ki de özgür olmalı" dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinde önemli bir aşama daha geride kaldı.
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, dinleme safhasından sonra başladığı raporlama safhasını da bitirdi.
Yapılan 21. ve son toplantıda rapor, kamuoyuna açıklanırken komisyonda yapılan oylama ile kabul edildi.
Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde her kesimden isim ve kurumların katkısıyla hazırlanan bu raporun, yol gösterici nitelikte olacağı belirtiliyor.
DEM Parti'de ise gündem, Abdullah Öcalan'ın umut hakkı var...
İlke TV'de Dilek Odabaş'ın sunduğu Konuşma Zamanı programına katılan DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, bu konuda değerlendirmelerde bulundu.
Öcalan'ı Güney Afrikalı insan hakları savunucusu ve barış sembolü lideri Nelson Mandela'ya benzeten Beştaş, şu ifadeleri kullandı:
"SİLAH BIRAKTIRDI NASIL TUTSAK KALABİLİR"
"Silah bıraktıran, çözüme götüren, demokratikleşmeyi savunan ve sadece kendisinin muktedir olduğu bir işte nasıl tutsak olabilir. Bu meselenin yürütülmesi gerekiyor. Bu bir anda olup bitecek bir mesele değil. Tarihsel bir haksızlık ve adaletsizlikten bahsediyoruz.
"MANDELA'YA BENZİYOR"
Dünyada bunun eşi benzeri yok. Mandela en çok benzer konumda olan liderlerden biri. O da sonra cumhurbaşkanı oldu mesela. Özgürlüğüne kavuştu ve Nobel Barış Ödülü aldı.

"ABDULLAH ÖCALAN ÖZGÜR OLMALI"
Türkiye’de de bunun önünde bir engel olmamalı. Ve Abdullah Öcalan tabii ki de özgür olmalı, özgürce çalışmalı.
Dünyada çok sayıda filozofun siyasi görüşlerini desteklediği, kabul ettiği bir siyasi liderden, bir aktörden bahsediyoruz. Ve Suriye’deki sonuç ve bu seviyeye gelinmesindeki temel rolü zaten herkesçe biliniyor."

NELSON MANDELA KİMDİR
Dünya tarihinin en sistematik ırkçı rejimlerinden biri kabul edilen ve Güney Afrika'yı 1948-1994 yıllarında yöneten Apartheid rejimini sona erdirip, ülkeyi demokrasiye ve özgürlüğe taşıyan lider Mandela, Afrika'da ve dünyada ırkçılık karşıtı hareketin sembolü kabul ediliyor.
Bir kabile şefinin oğlu olarak 18 Temmuz 1918'de Doğu Cape eyaletinin Mveza bölgesinde dünyaya gelen Mandela, hayatını beyaz üstünlüğünü öngören Apartheid rejimine karşı mücadele etmeye ve ülkesinde siyah beyaz ayrımı olmadan toplumun tüm bireylerinin eşit haklarla yaşayabileceği özgürlük davasına adadı.
Mandela’nın, mücadele ettiği Apartheid rejimine karşı kin ve nefret beslemek yerine zafer kazandıktan sonra ülkedeki beyazları da kucaklaması, tüm dünyanın liderliğine duyduğu hayranlığın en önemli sebebi olarak gösteriliyor.
