Ersan Şen: Ben böyle bir bildiriye imza atmam

Ensonhaber'e konuşan Ersan Şen, Ramazan ayında yayımlanan 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirisini sert bir dille eleştirdi. Şen, "Bu isimler sokaktan uzak. Ben bu bildiriye imza atmam, bu korkaklık değil" dedi.

ERSAN ŞEN'İN KONUK OLDUĞU PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN... 

Akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, gazeteciler ve çeşitli meslek odası temsilcilerinden oluşan bir grup, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bir bildiri yayımladı.

İmza atanlar arasında Onur Akın, Niyazi Koyuncu, Ataol Bahremoğlu, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Merdan Yanardağ, Müjde Ar'ın da bulunduğu bildiriye tepki yağdı.

'Bildiri', ilk etapta 168 imzacı tarafından kamuoyuna sunuldu.

Bildiride, son dönemde laikliğe dönük saldırıların arttığı vurgulanarak şu ifadeler yer aldı:

"Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Karanlığa teslim olmayacağız."

Ensonhaber YouTube kanalında Çağlar Cilara'nın moderatörlüğünde yayınlanan programa konuk olan Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen de bu bildiriyi değerlendirdi. 

Şen, açıklamasında şöyle dedi; 

"BEN BÖYLE BİR BİLDİRİYE İMZA ATMAM"

"Laiklik bildirisini okudum. Ben isimler üzerinden odaklanmayacağım. Herkesin ifade hürriyetine de saygı duyarım, ifade hürriyeti anlayışım geniştir, demokratik toplumların bu şekilde gelişeceğini, toplumların üreteceğini düşünenlerdenim ama tabii bunun bir saygı çerçevesinde olması lazım, kişilik hakları bakımından bilhassa.

Ben okuduğumda şunu düşündüm; bir defa böyle bir bildiriye imza atmam bir, kendi adıma söylüyorum, korktuğum için değil, bildiri içeriğine inanmadığımdan ve bunun bizim meselemiz olmadığını düşündüğümden.

Türkiye'nin odaklanması, çözmesi gereken meselesi belli kardeşim. Savunmamız, silah sanayimiz güçleniyor, ekonomimiz çok önemli bizim çünkü borç alan emir alır, eğer iktisadi bağımsızlığın olmazsa siyasi bağımsızlığın olmaz. Bizim en önemli meselemiz üretimimiz, paramız, ben notumu şu şekilde kaleme aldım.

"FAYDASI YOK"

Dikkatli bir şekilde de okuyacağım. Laiklik bildirisini gördüm bir defa. Gerçekten bunun muhalefete ve seçmene, tabana faydasının olmadığını düşünüyorum. Bu iktidara yarar, bak bu iktidara yarar.  

"NE ELDE ETMEYE ÇALIŞMIŞLAR"

İktidarda olana yarar; ya bu bildiri sayesinde dedim, 'Ne elde etmeye çalışmışlar, hedef ne?'  Farkındalık mı, uyuyan birilerini uyandırmak mı veya bir güç gösterisi mi, göz dağı mı, farkındayız mı ya da muhalefeti mi uyandırmaya çalışıyorlar? 

Umarım Cumhuriyet Halk Partisi destek vermez. Sokakla bağların olduğunu düşünmüyorum, AK Parti'ye yaradığını düşünüyorum.

"LAİKLİĞİ DOĞRU ANLAYACAKSINIZ"

Kaostan kimin beslendiğine bakmak lazım bu tür tartışmalarda. Laiklik elbette din ve vicdan hürriyeti bakımından çok önemli. Tarihimizde yanlış uygulamaları olsa da laiklik olmadan bu ülkede o seküler dediğimiz yapı hakikaten din ve vicdan hürriyeti anlamında herkesin inanıyorsa, inancını inanmıyorsa o inançsızlığı çerçevesinde yaşam tarzı itibariyle yaşamasını mümkün kılamazsınız kardeşim.

Laikliği doğru anlayacaksınız. Sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil. Laiklik, temelde bir ülkenin hukuk kurallarının bir veya birkaç dinin veya mezhebin kurallarıyla donatılmaması demektir.

Laiklik insanların inançlarını inandıkları gibi ama başkalarına baskı yapmadan, müdahale etmeden onların hak ve hürriyetlerine saygı temelinde yaşayabilmesi demektir. 

"BU BİLDİRİ CHP'NİN YANINDA OLMAMASI GEREKEN BİR BİLDİRİ"

Devam ediyorum. Laiklik elbette çok önemli. Ama laiklik anlayışı, Jakoben, üstenci birilerinin laiklik anlayışı biçiminde, ülkenin gerçeklerinden uzak bir anlayış olarak topluma yabancı anlayışla yürümez, olmaz.

Yani siz şöyle düşünüyorsunuz, diyorsunuz ki, bir A partisi var, bir B bir de C. A partisi B partisini sadece muhafazakarlık üzerinden değerlendirip kendisine uzak görüyor ama milli temelleri aynı. Diğer parti milli temellerde çok farklı ama muhafazakar olmadığı için kendisine yakın görüyor esasında kendisine uzak olanı. 

Ne demek istediğimi anladınız? Böyle bir ayrışma, tartışma, toplumdan uzak, sokağa tanımadan bir bildirinin, dediğim gibi, muhalif anlayışa, eğer amaç muhalefeti uyandırmaksa faydasının olmayacağını, aksine iktidarın işine yarayacağını düşünüyorum.

Amaç bakın Sünni, Alevi, bazı şeyleri açık konuşalım, dindar seküler polemiği çıkarıp esas mesele olan ekonomiyi unutturmaksa bak böyle unutturursun, böyle unutturursun, kutuplaştırırsın. Ramazan geldi, bak not almışım, adam eve hurma, zeytin, peynir götürmek istiyorum diyor.

Ama bunların dünyası, bakıyorsun kardeşim, diyorsun ki, ya götüremiyor evine ama bunların dünyası farklı. Şimdi iktidar seçmenini kaybetmemek için şunu dese nasıl siz işin içinden çıkacaksınız ki diyecekler. Görüyorsunuz bunlar gelirse 28 Şubat'ı tekrar yaparlar.

Bu kafa yaparlar korkusunu bak korkusunu yayarsın. Cumhuriyet Halk Partisi de, muhalefet de buna balıklama atlarsa aynı hataya düşüp, sen yanlış yerlerde yüzersin, sonuç aramaya çalışırsın.

Bence yapılması gereken bu bildiri kanaatimce benim katılmadığım ve muhalefetin de Cumhuriyet Halk Partisi'nin de yanında olmaması gereken bir bildiri bence.

"BİZİM ODAKLANMAMIZ GEREKEN KONULAR FARKLI"

Ben şunu söylüyorum sen diyorum bunları boşver kardeşim okula gitmeyen çaycıda çorbacıda tornacıda çalışan evlatlarımızın hesabını  sorman lazım senin bu ülkede.

Bunu sormak lazım, çocuklarımızın sorunlarına odaklanmamız lazım, sosyal devlet olarak devlet okullarının eğitim öğrenim kalitelerini odaklanmamız lazım, üniversitelerin sorunlarına odaklanmamız lazım, geleceğe kaygıyla bakan ailelerin ve çocukların, gençlerin sorunlarına odaklanmamız lazım.

Bizim sorunumuz laiklik bildirisinde geçen değil. Burası asla Afganistan'daki Taliban yönetim olmaz kardeşim. Öyle bir beklenti varsa avucunu yalar herkes.

"SEN ERDOĞAN'LA POLEMİĞE GİRERSEN KAYBEDERSİN"

Sokakta tartışıyorlar biliyoruz, efendim işte İran gibi mi olacağız, orası gibi mi olacağız, burası gibi bakın tekrar söylüyorum, bunlar değil bizim meselemiz, bizim meselemiz bunlar olarak görmek, hata olur ve şöyle söyleyip bitireceğim.

Bence sıkıştırılacak yerler buralar. Laiklik konusuna girdiğinde sen iktidarla ve Sayın Erdoğan'la polemiğe girersen kaybedersin kardeşim.

Bak tekrar söylüyorum, gördük işte Milli Eğitim Bakanımızla işte birtakım tartışmalar yaşanıyor, o onu dava ediyor, onu dava ediyor, birbirlerini şikayet ediyorlar.

Bundan kim kârlı çıkacak, kim fayda sağlar; iktidar der ki bunlar 28 Şubatçı. Bu zihniyetin devamı. Bunlar gelirse türbanlı başörtünü kaybedersin kardeşim der çıkar işin içinden."

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi