Numan Kurtulmuş: Bu rapor, bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır

Numan Kurtulmuş: Bu rapor, bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında komisyon tarafından hazırlanan raporun bir mihenk taşı olduğunu ve sonrası için önemli bir çerçeve oluşturduğunu söyledi.

'Terörsüz Türkiye' süreci devam ediyor. 

Süreç kapsamında kurulan Milli Dayanışma ve Kardeşlik komisyonu çalışmalarını nihayete erdirerek ortak rapor yazımını tamamlarken komisyona başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'da gerçekleşen iftar programında medya kuruluşlarının yöneticileriyle bir araya geldi.

Kurtulmuş, burada sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 

"Bu rapor, bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır, bir çerçevedir" diyen Kurtulmuş, açıklamasında şunları kaydetti:

"BUNUN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEK LAZIM"

Hemen ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim. Bizim Türkçede güzel bir laf var, ‘Hayırlı işlerinizde acele ediniz.’ Bir yere kadar geldikten, böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım. Bu çerçevenin içerisinde gerekli adımlar iyi niyetle, sabırla ve gerçekten kararlılıkla sürdürülmesi lazım.

Bu komisyonun çalışması, özellikle 6 ve 7. bölümde ortaya konulan teklifler tamamıyla tavsiye niteliğindedir. Bundan sonra buna imza atmış olan siyasi partiler bir araya gelerek, özellikle yasal düzenlemeler konusunda neler yapılabileceğini oturup müzakere edecek, konuşacak ve sonuçta yine ümit ederim ki bütün partilerin altına imza atacağı düzenlemeler gerçekleşir.

"ÜZERİNDE SIKI BİR ÇALIŞMA DÖNEMİNE İHTİYAÇ VAR"

Türkiye demokrasisi açısından da fevkalade olumlu bir aşamadır bu. Hem konunun mahiyeti itibarıyla son derece değerlidir hem de içeriğinden uzak bir şekilde, siyasetin hele bu kadar gergin olduğu, bu kadar gerilimlerin yüksek olduğu bir ortamda farklı partilerin bir araya gelerek ortak bir noktada buluşmuş, konuşmuş olması son derece değerlidir, önemlidir.

Türkiye için önemli bir hayati eşikti. Bu eşiği aştık. Ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Üzerinde sıkı bir çalışma dönemine ihtiyaç var. İlk sefer belki bu kadar zor bir konu, komisyona havale edildi ve ilk adımında komisyon raporu hazırlandı, başarılı bir sonuç elde edildi.

Bu sürecin başından itibaren en önemli avantajlarımızdan birisi; bu iş, bir devlet politikası olarak benimsendi ve devletin bütün kurumları büyük bir eş güdüm içerisinde kendi paylarına düşen, kendileriyle ilgili alanları ciddi bir koordinasyonla sürdürdü. Komisyon da bu devlet politikası olan hedefi bir millet gözetimine çevirdi. İşin değerli kısmı da bu.

"ÜNİTER YAPI BOZULACAK KUŞKUSUNU YERSİZ GÖRÜYORUM"

Türk-Kürt-Arap meselesinin yazılmış olmasının Türkiye'nin üniter yapısını bozacağına ilişkin kuşkuyu son derece yersiz olarak görüyorum. Emperyalistlerin birbirine düşman yapamadığı bu bölgenin ağırlıklı nüfusuna sahip olan halklarını asla düşmanlaştıracak bir anlayışın içine girmeyin.

Sosyolojik olarak bu coğrafyanın insanlarının bütünleşmesinden, birleşmesinden başka bir şart yoktur. Asla Türkiye'nin üniter yapısı, devlet sistemiyle ilgili ne bir tereddüt dile getirildi ne herhangi birisi böyle bir teklifte bulundu ne de ‘Böyle bir şeyi raporda konuşalım, yazalım’ diye bir şey söylendi. Tamamen yanlıştır, yanlış bir algıdır.

"TÜRKİYE YENİ ANAYASA MESELESİNİ GÜNDEMİNE ALMALI"

Türkiye siyasetinin aslında üzerinde konuşmadan ittifak ettiği hususlardan birisi de 12 Eylül darbe anayasasının artık Türkiye için geçerli olmadığı, yeterli olmadığıdır. Ümit ederim ki bu konuda da bir anlayış birliği içerisinde çalışma yapılır. Türkiye yeni anayasa meselesini hızla gündemini alır ve mesafe kat eder.

Artık Türkiye için çok eskimiş bir anayasadır. Ne ihtiyacımız varsa onları tespit edip hızlı bir şekilde sonuç alırız.Her partinin anayasa hazırlığı olması başka bir şey, anayasayla ilgili gizli bir gündem olması başka bir şey.

Benim bildiğim anayasayla ilgili herhangi bir gizli gündem yoktur. Anayasa konusunda da ne yapılacaksa yine açık bir şekilde halkın önünde olacak. Çünkü bir anayasa değişikliğini referanduma götürecekseniz, oyu verecek olan milletten neyi kaçıracaksınız?

ABD-İRAN GERİLİMİ VE GAZZE'DE SON DURUM

ABD’nin İran'a yapacağı bir saldırı bölge için bir felaket olur. Dolayısıyla burada yeni istikrarsızlıklar ortaya çıkar ve Allah korusun, kısa süreli bir saldırı diye başlasalar bile uzun sürebilecek ve nerede duracağının da belli olmayacağı çok büyük kırılganlıklara, çok büyük alt üst oluşlara vesile olur

Gazze artık bütün insanlığın ortak meselesidir. Açık söyleyeyim, Netanyahu ve çetesi ‘Biz artık barış yaptık’ diyerek ellerini yıkayıp bu kanlı sicillerini temizleyemezler. Mutlaka ve mutlaka insanlık bunun hesabını sormak zorundadır.

SURİYE'DE YAŞANAN SON  GELİŞMELER

Bizim bu bölge üzerinde emperyal planı olanlardan temel farkımız şudur.

Onlar bu bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istiyor; biz Türkiye olarak bu bölgenin daha fazla derlenip toparlanmasını, daha fazla entegrasyonunu ve daha fazla birlik beraberliğini temin etmek için mücadele ediyoruz.

Bunu sadece Suriye için söylemiyorum, bütün bölge için söylüyorum.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi