İzmir'de başörtülü öğrenci, inancı nedeniyle hakarete uğradı

İzmir'de başörtülü öğrenci, inancı nedeniyle hakarete uğradı

Dokuz Eylül Üniversitesi'nde görevli bir profesörün, kadın meslektaşının başörtülü fotoğrafını WhatsApp grubunda paylaşarak, dini değerlere ve kadına inancı üzerinden ağır küfürler ettiği iddiası yargıya taşındı.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ), dini değer ve inançlara saygısızlık...

DEÜ bünyesinde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi T.Ş.'nin online ders esnasında çekilmiş başörtülü fotoğrafı, aynı üniversitede görevli Prof. Dr. M.B. tarafından, içinde öğrencilerin de bulunduğu bir WhatsApp grubunda paylaşıldı.

HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATILDI

Paylaşımın altına, kadın akademisyenin şahsına ve dini değerlerine yönelik galiz küfürler yazıldığı öne sürüldü.

Olayı bir Öğretmenler Günü'nde öğrencisinden gelen e-posta ile öğrenen T.Ş., hukuk mücadelesi başlattı.

TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun ardından dosya, önce üniversiteye gönderildi, ardından 'görev kapsamında olmadığı' gerekçesiyle savcılığa iade edildi.

Savcılık, eylemi 'sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret' suçu kapsamında değerlendirerek şüphelinin adli para cezasını (ön ödeme) yatırması üzerine takipsizlik kararı verdi.

100 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI AÇILDI

Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte mağdur akademisyen, inancına yönelik saldırının manevi telafisi için 100 bin TL'lik tazminat davası açtı.

Mağdur akademisyen T.Ş.'nin avukatı Emrah Yolcu, konuya ilişkin zehir zemberek açıklamalarda bulundu.

"MÜVEKKİLİMİZ SADECE BAŞÖRTÜLÜ OLDUĞU İÇİN HEDEF ALINMIŞTIR"

Saldırının doğrudan "başörtüsü" ve "inanç" odaklı olduğunu belirten Yolcu, şu ifadeleri kullandı:

Müvekkilimiz maalesef inançlarından ötürü üzüntü verici bir olayla karşı karşıya kalmıştır. Müvekkilimizin bir online ders sırasında alınan görüntüsü, başka bir akademisyen tarafından kurulan WhatsApp grubunda izinsiz bir şekilde paylaşılmıştır. Bu paylaşım üzerine, grupta bulunan bir diğer akademisyen müvekkilimize yönelik ağır hakaretlerde bulunmuş ve dini değerlere alenen saldırıda bulunmuştur.

Şahıs suçunu inkar etmemiş; aksine müvekkilimizi tanımadığını belirterek yaptığından pişman olduğunu söylemiştir. Ancak tanımadığı bir insana doğrudan kılık kıyafeti ve dini değerleri üzerinden bu derece ağır hakaretler etmesi, sahip olduğu zihniyeti açıkça ortaya koymaktadır. Belli ki müvekkilimiz, sadece başörtülü olduğu ve inancını yansıttığı için hedef alınmıştır.

"KÖR ZİHNİYETLE SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ"

Avukat Yolcu, açıklamasının devamında olayın ideolojik boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

Türkiye bir daha asla insanların üniversitelere alınmadığı o eski karanlık günlere, 28 Şubat dönemlerine geri dönmeyecektir. 30 yıl önceki köhne zihniyetin bugün hala bu cesareti kendinde bulabilmesi şaşırtıcıdır.

Müvekkilimiz; hem bir kadın hem de inançlı bir akademisyen olduğu için 'Sen akademisyenlik yapamazsın, yaparsan bu hakaretlere maruz kalırsın' denilerek sindirilmek istenmektedir. Biz bu 'kör zihniyetle' sonuna kadar mücadele edeceğiz. Müvekkilimiz kazanılacak tazminatı hayır kurumlarına bağışlayacaktır.

Olayla ilgili hukuki süreç sürüyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)