Kuzeyde Karadeniz, güneyde yükselen dağ silsilesiyle çevrili Trabzon’da şehirleşme rotası değişiyor.
Doğal sınırlarıyla şekillenen Trabzon’da yerleşim düzeni, sahil hattından yüksek kesimlere doğru yön değiştiriyor. Uzun yıllar boyunca Karadeniz kıyısına paralel büyüyen kent, artan nüfus ve sınırlı düz alanlar nedeniyle artık yamaçlara doğru genişliyor. Bu dönüşüm, hem şehir silüetini hem de konut piyasasını doğrudan etkiliyor.
KONUT HATTI DOĞU-BATI AKSINDA ŞEKİLLENİYOR
Kentte konut üretiminin ana omurgasını doğuda Yomra, merkezde Ortahisar ve batıda Akçaabat ilçeleri oluşturuyor. Bu doğu-batı aksı, Trabzon’un son yıllardaki yapılaşma modelini belirleyen temel hat olarak öne çıkıyor.
Sahil şeridinde genişleme kapasitesinin azalmasıyla birlikte yeni konut alanları eğimli arazilere yönelirken, yapılaşma maliyetleri de artıyor. Eğimin yükseldiği bölgelerde altyapı, zemin güçlendirme ve ulaşım gibi kalemler, proje geliştirme süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor.

YENİ PROJE AZALDI, İKİNCİ EL ÖNE ÇIKTI
Bir dönem doğu-batı hattında yoğun şantiye faaliyetleri dikkat çekerken, son dönemde yeni konut üretiminde belirgin bir düşüş yaşanıyor. Büyük ölçekli projelerin sınırlı kalması, sıfır konut stokunu daralttı.
Sektör verilerine göre son aylarda el değiştiren taşınmazların büyük bölümünü ikinci el konutlar oluşturuyor. Yeni projelerin azalması özellikle merkezi lokasyonlarda fiyatların yukarı yönlü seyretmesine neden oluyor.

"KONUT FİYATLARININ DÜŞMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, kentte konut alım satımının durağan bir seyir izlediğini belirterek fiyatların gerilemesinin beklenmediğini söyledi.
Bölgede konut fiyatlarının 6-7 milyon TL’den başlayarak yukarı doğru çıktığını ifade eden Taflan, inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve diğer gider kalemlerindeki artışın satış fiyatlarını doğrudan etkilediğini dile getirdi. Taflan, mevcut maliyet koşullarında fiyatların düşmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

"TRABZON'DA ŞU ANDA CİDDİ BİR ŞANTİYE YOK"
Geçmiş yıllarda Çukurçayır, Boztepe ve Kaşüstü bölgelerinde yoğun inşaat faaliyetleri bulunduğunu hatırlatan Taflan, bugün benzer ölçekte projelerin görülmediğini söyledi.
Trabzon’un kuzeyinde deniz, güneyinde ise yerleşime uygun alanların sınırlı olduğunu belirten Taflan, yeni bölgelerin imara açılması ve arsa üretiminin artırılması gerektiğini kaydetti. Arzın yetersiz olduğu ortamda talebin karşılanamadığını belirten Taflan, proje eksikliğinin mevcut arsa ve konutları daha değerli hale getirdiğini, bunun da fiyatları yukarı taşıdığını ifade etti.
Kentte satılan konutların büyük bölümünün ikinci el olduğuna dikkat çeken Taflan, sıfır daire sayısının oldukça düşük seviyede kaldığını sözlerine ekledi.
