Savaşta ilk kez kullanıldı: ABD'nin yeni PrSM balistik füzesinin arkasındaki teknoloji

Savaşta ilk kez kullanıldı: ABD'nin yeni PrSM balistik füzesinin arkasındaki teknoloji

Amerika Birleşik Devletleri ordusu, İran'a yönelik operasyonlar kapsamında yeni Hassas Vuruş Füzesi olan PrSM sistemini ilk kez muharebe şartlarında kullandı.

Amerika Birleşik Devletleri ordusu, İran'a karşı yürüttüğü askeri operasyonların bir parçası olarak yeni nesil balistik füzelerini devreye soktu.

Yaklaşık iki yıl önce hizmete giren Hassas Vuruş Füzesi (PrSM), bu operasyonla birlikte ilk kez bir çatışmada kullanılmış oldu.

Bu füzelerin operasyonel olarak ilk kez tercih edilmesi, askeri strateji açısından büyük bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Yeni füze sistemi, ordunun elindeki eski teknolojilere göre çok daha etkili sonuçlar doğuruyor.

MENZİL KAPASİTESİ DAHA GENİŞ

Yeni PrSM füzeleri, selefi olan Ordu Taktik Füze Sistemi'ne (ATACMS) kıyasla çok daha geniş bir menzil kapasitesi sunuyor.

Bu durum, Amerikan birliklerinin daha güvenli mesafelerden çok daha geniş bir hedef alanını vurabilmesine olanak tanıyor.

Füzenin teknik yapısı ve uçuş menzili, operasyonel kabiliyetleri doğrudan üst seviyeye taşıyor.

Yayınlanan görüntülerde, M142 Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi üzerinden yapılan fırlatmalar net şekilde görülüyor.

TASARIM VE MÜHİMMAT FARKLILIKLARI

Hassas Vuruş Füzesi, özellikle kuyruk kanatlarının konfigürasyonu açısından eski ATACMS füzelerinden belirgin şekilde ayrılıyor.

Uzmanlar, füzenin dış yapısındaki bu değişikliklerin aerodinamik avantajlar sağladığını ifade ediyor.

Ayrıca PrSM sistemi, iki hücreli bir mühimmat podu ile yüklü olarak operasyonlara katılıyor. Eski sistemlerde her pod içerisinde yalnızca tek bir füze yer alabiliyordu.

MENZİL VE VURUŞ KAPASİTESİ

Temel PrSM varyantı yapılan testlerde, en az 500 kilometre uzaklıktaki hedefleri tam isabetle vurmayı başardı.

ABD Ordusu, bu mesafeyi ilerleyen dönemde 650 kilometreye kadar çıkarmayı planlıyor.

Geliştirme aşamasındaki diğer versiyonların ise bin kilometre menzile ulaşması hedefleniyor. Bu rakamlar eski sistemlerin sunduğu 300 kilometrelik menzili neredeyse ikiye katlıyor.

Balistik füzeler uçuşun son aşamasında, çok yüksek hızlara ulaşarak düşman savunma sistemlerini etkisiz hale getiriyor.

Bu yüksek hız, özellikle İran'ın füze rampaları ve hava savunma sistemleri gibi zamana duyarlı hedefler için kritik önem taşıyor.

Kıyı radar sahalarının ve sertleştirilmiş hedeflerin imhası için bu füzeler, en ideal seçenek olarak görülüyor. Yüksek çarpma hızı sayesinde füzeler yer altındaki sığınaklara daha derinlemesine nüfuz edebiliyor.

PrSM füzelerinin İran'a karşı sergilediği performans, diğer küresel rakipler için de güçlü bir mesaj.

Özellikle Çin'e karşı Pasifik bölgesinde yürütülebilecek potansiyel bir savaşta bu menzil artışı oldukça önemli.

Şu anda hareketli deniz hedeflerini vurabilen bir gemisavar versiyonu üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Gelecekte bu füzelerin içine küçük drone'lar veya hassas bombalar yerleştirilebilir.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi