Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezleri modelinde kalan 6 kız çocuğu, farklı branşlardaki başarılarıyla kaldıkları evi adeta “sporcu fabrikası”na dönüştürdü.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülen ÇEKOM modeli, koruma ve bakım altındaki çocukların apartman dairelerinde aile ortamına benzer koşullarda yetişmesini hedefliyor.
Türkiye genelinde uygulanan model kapsamında çocuklar, mahalle yaşamının doğal akışı içinde okula gidiyor, sosyal sorumluluklar üstleniyor ve günlük hayatın parçası olarak büyüyor. Evlerde 7 gün 24 saat görev yapan bakım personeli ve ev sorumluları bulunurken sosyal hizmet uzmanları, çocukların eğitim, sağlık, psikososyal gelişim ve sportif faaliyet süreçlerini yakından takip ediyor.
İSTANBUL'DA 604 ÇOCUK ÇEKOM ÇATISI ALTINDA
İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde Avrupa ve Anadolu yakalarında ikişer olmak üzere toplam 4 ÇEKOM yer alıyor. Bu merkezlere bağlı 96 evde 604 çocuk devlet koruması altında yaşamını sürdürüyor.
Tenzile Erdoğan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi ise Pendik, Kartal, Sultanbeyli ve Tuzla’daki 23 evde 124 çocuğa hizmet veriyor.
BİR EV, "SPORCU FABRİKASI" OLARAK ANILIYOR
Merkeze bağlı evlerden biri, burada kalan 6 kız çocuğunun tamamının sporla ilgilenmesi ve elde ettikleri dereceler sayesinde kurum içinde “sporcu fabrikası” olarak anılıyor.
Yaşları 14 ile 17 arasında değişen gençlerden 4’ü milli sporcu olarak farklı branşlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Sporcuların bazıları Türkiye şampiyonalarında dereceler elde ederek dünya şampiyonalarına katılma hakkı kazandı.
Kızların çoğu tek bir branşla yetinmeyip iki ya da üç farklı spor dalında lisanslı olarak faaliyet gösteriyor. Futbol, voleybol, yüzme, kempo, dart, masa tenisi ve satranç gibi alanlarda aktif olarak yarışmalara katılıyorlar.
"ÇOCUKLARIMIZI SÜREKLİ DESTEKLİYORUZ"
Merkez Müdürü Sıdıka Piroğlu, ÇEKOM’ların devletin bakım hizmetlerindeki temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, çocukların sosyal hayata en sağlıklı şekilde hazırlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Çocukların okul, hastane ve sportif faaliyet süreçlerinde sürekli yanlarında olduklarını ifade eden Piroğlu, sanata ve spora yatkınlığı bulunan çocukların ilgili kulüp ve merkezlere yönlendirildiğini kaydetti.
Devlet korumasından ayrıldıklarında kendi yaşamlarını sürdürebilecek donanıma ulaşmalarının öncelikli hedef olduğunu vurgulayan Piroğlu, apartman sakinlerinin de çocuklara destek verdiğini, özel günlerde yapılan sürprizlerin motivasyonu artırdığını dile getirdi.
6 KIZDAN 4'Ü MİLLİ SPORCU
Piroğlu, söz konusu evde kalan 6 kızın tamamının sporcu olduğunu belirterek, “Aralarında 4 milli sporcumuz var. Türkiye ve dünya şampiyonalarına katılan, dereceler elde eden çocuklarımız bulunuyor. Spor yapan çocuklarımızın disiplin, iletişim ve sosyalleşme becerilerinde belirgin gelişim görüyoruz.” dedi.
Gençlerin eğitim hayatlarının da yakından takip edildiğini aktaran Piroğlu, spor liseleri, Anadolu liseleri ve mesleki eğitim programlarında öğrenim gören çocukların akademik olarak da desteklendiğini ifade etti.
"BİRBİRLERİNİ TEŞVİK EDİYORLAR"
Merkezde görev yapan beden eğitimi öğretmeni Hediye Öğün ise 16 yıldır devlet korumasındaki çocuklarla çalıştığını belirterek, sporun çocukların özgüven ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini söyledi.
Söz konusu evin sporcu seçilerek oluşturulmadığını vurgulayan Öğün, ilk olarak üç kızın kendi isteğiyle spora başladığını, diğerlerinin ise antrenman ve maçları izleyerek motive olduğunu anlattı.
Çocukların yalnızca sporla değil sanatla da ilgilendiğini kaydeden Öğün, gitar çalan, resim yapan ve el işiyle uğraşan öğrencilerin de bulunduğunu belirtti.
Öğün, çocukların hedeflerinin uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etmeye devam etmek olduğunu ifade ederek, her birinin hayallerini gerçekleştirebilmesi için çok yönlü destek sağlandığını sözlerine ekledi.