Kansızlıkla mücadelede en sık yapılan hata: Demir var ama etki yok

Kansızlıkla mücadelede en sık yapılan hata: Demir var ama etki yok

Hamilelikte demir eksikliği sadece yetersiz beslenmeyle ilgili değil. Birçok kişi demir takviyesi almasına rağmen, yanlış kullanım nedeniyle beklenen faydayı göremiyor.

Hamilelikte kansızlık çoğu zaman “normal” kabul edilip geçiştiriliyor. Oysa tablo çoğu zaman eksiklikten değil, alınan demirin vücut tarafından kullanılamamasından kaynaklanıyor. Günlük alışkanlıklar doğru düzenlenmediğinde, tedavi uygulanmasına rağmen kan değerleri beklenen hızda toparlanmayabiliyor.

DEMİR VAR AMA VÜCUT KULLANAMIYOR

Hamilelikte kansızlık yaşayan birçok kişi demir takviyesi kullansa da toparlanma beklenenden yavaş olabilir. Bunun en önemli nedeni, demirin yanlış koşullarda alınması.

Demir takviyesi çay, kahve veya sütle birlikte tüketildiğinde emilim ciddi oranda düşer. Özellikle çay, demirin emilimini yüzde 50’nin üzerinde azaltabilir. Bu nedenle demirin aç karnına ve mümkünse C vitamini ile birlikte alınması önerilir. Günlük alışkanlıklardaki bu küçük detay, tedavinin hızını doğrudan belirleyebilir.

DEĞERLER YÜKSELSE BİLE SORUN BİTMİŞ OLMUYOR

Kansızlık tedavisinde sadece hemoglobin değerine odaklanmak yeterli değildir. Asıl belirleyici olan, vücudun demir deposunu gösteren ferritin seviyesidir.

Ferritin düşük kaldığı sürece, kan değerleri geçici olarak yükselse bile kısa süre içinde yeniden düşebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde yalnızca şikayetlerin azalması değil, depoların dolması hedeflenmelidir.

BESLENMEYİ DESTEKLER AMA TEK BAŞINA YETMEZ

Demir eksikliğinde beslenme önemli bir destek sağlar ancak tek başına yeterli olmaz. Yine de doğru besin kombinasyonları toparlanma süresini belirgin şekilde kısaltabilir.

Kırmızı et, yumurta ve yeşil yapraklı sebzeler demir açısından güçlü kaynaklar arasında yer alır. Bu besinlerin C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketilmesi emilimi artırırken, yemekle birlikte içilen çay demirin büyük kısmını etkisiz hale getirebilir. Bu nedenle öğün alışkanlıkları tedavi kadar belirleyici olabilir.

ENFEKSİYON VARSA TOPARLANMA GECİKİR

Vücut enfeksiyonla mücadele ederken demiri farklı şekilde kullanır. Bu durum, kandaki demir seviyesinin beklenenden daha yavaş yükselmesine neden olabilir. Özellikle son dönemde geçirilen mide, bağırsak ya da üst solunum yolu enfeksiyonları, tedaviye rağmen değerlerin istenen hızda toparlanmamasına yol açabilir. Enfeksiyon ortadan kalktığında ise toparlanma süreci genellikle hızlanır.

TEDAVİYİ ERKEN BIRAKMAK SÜRECİ BAŞA SARAR

Kansızlık tedavisinde en sık yapılan hatalardan biri, belirtiler azaldığında takviyenin bırakılmasıdır. Oysa bu durum demir depoları dolmadan tedavinin kesilmesine neden olur. Tedavi yalnızca kendini iyi hissetmeye göre değil, kan değerlerinin ve özellikle ferritin seviyesinin normale dönmesine göre sürdürülmelidir. Aksi halde süreç kısa süre içinde başa dönebilir.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi