Euro
14.5451
0.53%
Dolar
12.7881
-0.22%
Altın
740.24
0.71%
Borsa
1.813
0.22%
Bitcoin
724.590
-0.88%
15ºC
İstanbul
Kısmen güneşli 15 C

    Mide ile ilgili 4 kalp krizi belirtisi

    Göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi yaygın kalp krizi belirtilerinin haricinde mide problemleri de bir kriz durumunu veya kalp sorunlarını gösterebiliyor. İşte mide ile ilgili kalp krizi belirtileri.
    • Özel İçerik
    • 23.11.2021 - 17:45
    • Güncelleme : 23.11.2021 - 18:04
    Mide ile ilgili 4 kalp krizi belirtisi

    Göğüs, çene ve boyun ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi kalp krizinin bilinen ve bariz belirtilerinden bazılarıdır. Ancak bunlar, bu kardiyovasküler sorunun tek belirtileri değildir.

    Atardamarların daralması veya tıkanması nedeniyle kalbe oksijenli kan sağlanması engellendiğinde, kişi fark edilemeyen sindirim sorunları bile yaşayabilir.

    Kalp krizi durumunda mide sorunları kulağa şaşırtıcı geliyor ve bu yüzden genellikle göz ardı ediliyor. Ancak bu sorunlar çoğu kalp krizi vakasında oldukça yaygındır.

    Bu nedenle, kalp krizinin diğer bariz belirtileriyle birlikte mide sorunları yaşarsanız hemen acil yardım çağırın.

    Mide ile ilgili 4 kalp krizi belirtisi

    MİDE İLE İLGİLİ KALP KRİZİ BELİRTİLERİ

    Kalp krizi sırasında kalp, tıkanıklık nedeniyle oksijenli kanı vücudun farklı bölgelerine pompalamakta zorlanır ve kan dolaşımı yavaşlar. Vücuttaki kan akışının azalması, midede kimyasal değişikliklere yol açarak mideyi alkaliden asidik hale getirebilir. Midenin pH'ı düştüğünde, sindirim sistemi de dahil olmak üzere vücudun organları verimli bir şekilde çalışmakta zorlanır ve çeşitli sindirim sorunlarına yol açar.

    İşte mide ile ilgili 4 kalp krizi belirtisi:

    Mide Ağrısı

    Göğüs, çene ve boyun ağrısı ile birlikte kişi, kalp krizi durumunda mide ağrısı bile yaşayabilir. Midedeki ağrı başlangıçta keskin ve düzensizdir. Zamanla ağrı daha yoğun ve kronik hale gelir. Kötü kalp sağlığına işaret eden mide ağrısı, genellikle midenin sol üst tarafına yakın hissedilir. Bazı insanlar bunu özofagal sfinkterde (yemek borusunun alt uçta mide ile birleştiği kısım) bile yaşar.

    İshal ve Kusma

    Bağırsak damarları tıkandığında ishale ve kusmaya neden olur. Tıkanıklık, çoğunlukla yemek yedikten sonra keskin karın ağrısına neden olabilir. Mide çukurunun yakınında donuk kramplara yol açabilir ve arkaya yayılabilir. Şiddetli bir tıkanıklık durumunda, bağırsağın bir kısmı kaybedilebilir. Karın ağrısı, kalp sorunları nedeniyle zamanla iştahsızlığa ve zamanla kilo kaybına bile yol açabilir.

    Mide Bulantısı

    Kalp sorunları nedeniyle sindirim sistemi düzgün çalışmadığında mide asidik hale gelir ve işlevini tam olarak yerine getiremez. Besinleri sindiremez veya ememez ve daha fazla hidroklorik asit (HCI) (sindirim sırasında kullanılan asit) üretmeye başlar. Midede aşırı HCI varlığı, organların astarını aşındırmaya başlar ve kişinin mide bulantısı hissetmesine neden olur. Sorun zamanında ele alınmazsa, ülser oluşumuna bile yol açabilir.

    Hazımsızlık ve Geğirme

    Aşırı hazımsızlık, mide ekşimesi veya geğirme de kalp krizinin veya kalp probleminin bir işareti olabilir. Kalp, boğaz ve mide yan yanadır. Hazımsızlık ve geğirme sorunu, kalp krizi geçiren kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Bu nedenle, ciddi bir şeyi yansıttıkları için bu belirtiler göz ardı edilmemelidir.

    Mide ile ilgili 4 kalp krizi belirtisi

    KALP SAĞLIĞI İÇİN EN BÜYÜK ADIM: SAĞLIKLI BESLENME

    Sağlıklı bir diyet izlemek, genel kalp hastalığı riskinizi azaltmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru beslenme, örneğin kiloyu normalleştirerek, kan basıncını düşürerek (lipid seviyelerini etkileyerek ve şeker seviyelerini kontrol ederek) ve tromboza yatkınlığı azaltarak riski azaltır.

    Kardiyovasküler hastalıklar için diyetle ilgili risk faktörleri; düşük meyve, sebze ve alımı, aşırı tuz ve doymuş yağ asitleri alımı, gıdalarda lif eksikliği ve dengesiz beslenme nedeniyle aşırı kilodur. Diyette çeşitliliğine dikkat etmek önemlidir.

    Her besin grubundan kalp dostu olan besinler seçilmelidir.

    Her gün menüde ekmek ve tahıl ürünlerine yer verilmelidir. Tam tahıllı ekmek, esmer pirinç, tam tahıllı makarna, yulaf ezmesi ve karabuğday yiyebilirsiniz. Tam tahıl ürünlerindeki yüksek diyet lifi içeriği, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Beyaz un ürünlerinden uzak durulması tavsiye edilir.

    Sebzeler ve baklagiller vazgeçilmez bir vitamin, mineral ve diyet lifi kaynağıdır. Sebzeler haşlanmalıdır, ancak doğranmış ve çiğ olarak da yenebilir. Daha fazla sebze yemek faydalıdır. Örneğin, günde bir porsiyon daha fazla sebze ve meyve yerseniz, kardiyovasküler hastalık riski yüzde 4, kalp krizi riski yüzde 6 azalır. Sebzeler yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilir. Her gün bitkisel yağlı sebze salataları yemek tavsiye edilir. Günde en az 300-400 gram sebze yemelisiniz.

    Meyveler vücuda vitaminler, karbonhidratlar ve mineraller ile antioksidanlar sağlar. Meyveler günlük olarak yaklaşık 4 porsiyon tüketilmelidir.

    Kardiyovasküler sistem hastalıkları önlemek için oğu balıkta bulunan omega 3 yağ asitleri içeren yiyeceklerin tüketilmesi tavsiye edilir. Omega 3 yağ asitleri, HDL kolesterolü arttırır ve lipoprotein konsantrasyonlarını düşürür, endotel fonksiyonunu ve arteriyel elastikiyeti iyileştirir.

    Et tamamen balıkla değiştirilebilir veya gün aşırı yenebilir, ancak tuzlu balık, tuzlu ve konserve yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kalp hastalığı için bir risk faktörü olan yüksek doymuş yağ asitleri içeriği nedeniyle yağlı etler yasaktır. Tuzlu et ve sosis gibi işlenmiş etler ve konserve kullanılması tavsiye edilmez.

    Yumurtalar antioksidanlar, B12 ve D vitaminleri, riboflavin ve folat içerdikleri için kalp sağlığı için iyidir. Yumurtalar sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır.

    Süt ve süt ürünleri de genel sağlık için çok önemlidir. Sütün tam bir hayvansal protein, kalsiyum ve D vitamini kaynağı olduğu unutulmamalıdır ve bu nedenle süt ve süt ürünleri mutlaka tüketilmelidir.

    Doymuş yağ asidi alımı toplam enerjinin yüzde 10'undan azını sağlamalıdır. Doymuş yağ asitlerinin çoğunun balıkta, bitkisel yağlarda, kabuklu yemişlerde, yağlı tohumlarda ve avokadoda bol bulunan doymamış yağ asitleri ile değiştirilmesi önerilir. Doğada az sayıda trans yağ asidi vardır, ancak bunlar bitkisel yağların kısmi hidrojenasyonuna, yani sertleşmesine neden olabilir. Trans yağ asitleri mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

    İlave şeker alımı toplam enerjinin yüzde 10'u ile sınırlandırılmalıdır. Düşük şeker içeriği olan yiyecekleri seçmeniz, şekerli içecek ve tatlıların kullanımını sınırlamanız gerekir.

    Çeşitli kaynaklardan tuz alımı günde 5 gram ile sınırlandırılmalıdır. Bunun için hazırlanan yemeklere tuz ilave edilmemesi, tuzsuz baharat karışımlarının kullanılması önerilir.

    Sağlık sorunları olan kişiler her zaman, beslenme geçmişlerini izleyen ve gerekirse hem yiyeceğin seçimi hem de hazırlanması ve miktarı hakkında tavsiyede bulunacak olan uzmanlara danışmalıdır.

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir